basintopl

Sürekli hale gelen sıkıyönetim uygulamaları ve sokağa çıkma yasakları ile hukuksuz tutuklamalar ve operasyonlar sonucu artan ölümlere karşı akademisyenler “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi”nde bir araya gelerek AKP’nin kirli savaş politikalarına tavır almışlardır. “Bu suça ortak olmayacağız” diyen 89 üniversitenden 1128 akademisyene bildirinin deklare edildiği 11 Ocak’tan bu yana Erdoğan’ın azmettiriciliğinde hedef gösterme, linç kampanyaları hızlanarak soruşturma ve gözaltı saldırılarıyla sürüyor. 

İstanbul’da üniversite öğrencileri, akademiye dönük baskı ve sindirme politikalarına karşı, gençliğin birleşik mücadelesi ile üniversiteyi savunmaya çağırıyor. Bu kapsamda yarın saat 17.00’de Taksim’de bulunan MMO İstanbul Şubesi’nde bir basın toplantısı gerçekleştirilecek. 

Basın toplantısı için hazırlanan çağrı metni şu şekilde:

AKP’nin ve Cumhurbaşkanı’nın ülkemizde barış içinde bir arada yaşama talebine, bilim, düşünme ve ifade özgürlüğüne yönelik bu saldırıları gün be gün artıyor.

Ülkemiz, cihatçı çetelerin ellerini kollarını sallayarak dolaştığı ve memleketin her yerinde yine bu çeteler tarafından bombaların patlatıldığı bir savaş merkezi haline dönüştürülüyor.

Canlı bombaların eylemlerini gerçekleştirmeden tutuklanamayacağı açıklamalarını yapanlar, geçtiğimiz günlerde memleketteki savaşı durdurmak için irade göstererek “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” imzasıyla bir bildiri yazan 1000’i aşkın akademisyene karşı linç kampanyası yürütmüş ve en son Kocaeli, Bolu, Bursa, Erzurum’da birçok akademisyen gözaltına alınırken bazıları da tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmiştir.

Bu vahim tablonun yanı sıra yine aynı bildiriye imza atan hocalarımız, iktidardan aldığı cesaretle kimi mafya liderleri tarafından “akan kanlarında duş almak” gibi vahşi, insanlık ile uzaktan yakından alakası olmayan söylemlerle tehdit edilmektedir. Hocalarımız, üniversitelerdeki gerici-faşist çeteler tarafından hedef gösterilirken odalarının kapıları pek de yabancı olmadığımız tarzlarda işaretlendiği ve bu saldırıları yandaş rektörlerin de sosyal medyadan açıktan desteklediği görülmektedir.

Bu tehditlerin yanına yine pek de yabancı olmadığımız kimi gazeteler, yayın organları, tetikçi yazarların da hocalarımıza yönelik gerçekleştirdiği tehdit ve linç kampanyaları eklenmekte, hatta kimi gazeteler hocalarımızın “korktuğu” ve imzaların ciddi bir oranda düştüğü gibi akıl dışı iddialarla yalan haberler yapmaktadır.

Korkmuyoruz!

Hepimizin bildiği, gördüğü, katıldığı gibi, söz konusu bu vahim tabloya dair pek çok basın açıklaması, pek çok imza metni internet ortamında dolaştı. Ancak biz, bu açıklamada bir durumu ortaya koymaktan öte bu tabloyu yaratan olay ve olgulara karşı günübirlik eylem birlikteliklerine sıkışmış bir hattan ziyade üniversitelerimizi savunma temelinde bir arada bir mücadele hattının örülmesi noktasında irade alacağımızı beyan ediyoruz.

Akademiyle bütünleşmiş bilimden, eşitlikten, barıştan ve özgürlükten yana olan değerlerin ışığında, üniversitenin tüm özneleriyle verilecek ortak bir mücadele hattına duyulan ihtiyacın yakıcılığı, bu iradeyi, samimiyetle ördüğümüz oranda ortadan kalkacaktır. Akademiye yönelik saldırıların bu perspektiften okunarak yapılacağı bir basın toplantısı, tüm gençlik kesimlerine çağrımızdır.