Ankara Katliamı’nda yitirdiklerimizi anmak için bugün saat 17’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde bir etkinlik düzenlemek isteyen öğrencilerin okula girişi rektörlük ve polis tarafından engellendi. MSGSÜ önünden Başbakanlık Çalışma Ofisi’ne yürümek isteyen öğrencilerin polis ablukasına alındığı dakikalarda Başbakanlık Çalışma Ofisi önünde pankart açan 4 genç, yasakların ve ablukanın sökmeyeceğini gösterdi. Başbakanlık önünde açıklama yapmak isteyen 4 arkadaşımız darp edilerek gözaltına alındı. 

CSVE85sWcAEzLPj

Gençliğin Devrimci Güçleri (Dev-Güç) ve Devrimci Yolda Devrimci Gençlik tarafından MSGSÜ Fındıklı Kampüsü’nde gerçekleştirilmek istenen “Ankara Katliamı’nda Yitirdiklerimizi Anıyoruz” başlıklı etkinlik, Rektörlük tarafından, yoğun polis ablukası ile engellendi. Etkinlik programı kapı önünde gerçekleşti. Etkinlik sonrası, katliamdan sorumlu tuttukları Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu protesto etmek isteyen gençler, Başbakanlık Çalışma Ofisi’ne yürüme kararı aldı. Ancak polis yine barikat kurup gençleri engellemek istedi. Bu dakikalarda İstanbul Beşiktaş’da bulunan Başbakanlık Ofisi önünde “Amed, Suruç, Ankara Katil Saray’da, gençlik sokakata” yazılı pankart açan gençler basın açıklaması yapmak isterken polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

Eylem için hazırlanan basın metnini aynen yayınlıyoruz:

10 Ekim’de KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla Emek, Barış ve Demokrasi mitingi için bir araya gelen binlerce insana yönelik bombalı saldırının üzerinden yaklaşık iki hafta geçti. AKP’nin Suriye’deki savaş politikalarıyla besleyip büyüttüğü IŞİD çetesinin Ankara’daki saldırısında 102 canımızı kaybettik, 500’den fazla arkadaşımız yaralandı.

Biz bu tabloyu daha önce Suruç’ta, Amed’de gördük. On yıllardır katledilen halkımızdan tanığız katliamlara. Devletin katliamlar dolu tarihi geleneğini şimdi AKP günün ihityaçları çerçevesinde yürütüyor. Egemenlerin ihtiyaçları için halkı katletmekten geri durmuyor. Saldırılarla, katliamlarla, operasyonlarla halkı sindirmek ve korkutmak istiyor.

Ortadoğu’da halkların katili IŞİD çetesine “öfkeli gençler” diye hitap etmekten çekinmeyen Davutoğlu, Ankara katliamının ardından, hukuku hatırlayıp “Biliyorsunuz gerçek bir eyleme dönüştürmedikçe veya elinizde o eylemin olabileceğine dair bir veri olmadıkça tutuklayamazsınız. Türkiye, demokratik bir hukuk devleti” şeklinde konuşuyor. Oysa kelimelerinin, cümlelerinin her biri yalan. Davutoğlu’nun, AKP’nin, Erdoğan’ın hukuk devleti dediğşey; Ankara katliamının ardından gerçekleştirilmek istenen anma ve etkinliklerinin hepsine binlerce polis yığıp halka saldırmaktırIŞİD’e operasyon bahanesi ile devrimcileri tutuklamakIŞİD’in canlı bombalarını yakalayacağız deyip halkın çocuklarını katletmektir. Halka saldırmakla IŞİD’e karşı mücadele edenleri korkutmak ve sinidirmek istiyorlar.

Ancak bütün bu baskı politikalarına karşı biz bugün buradan, sokaklardan bir kez daha açıkça ilan ediyoruz: Korkmuyoruz ve sinmeyeceğiz, buralarda biz varız!

Amed, Suruç, Ankara unutulmaycak! Her saldırı bilincimizde silinmeyen bir öfke, her dökülen kan damlası ise kardeşliğimizi pekiştiren bir mayadır. Zindanlara atsanız da, katletseniz de sizden ve yarattığınız karanlıklardan hesap soracağız! Adına hukuk devleti dediğiniz bu yoz, kirli düzene boyun eğmeyeceğiz! Gençliğin birliği katillerin ve hırsızların düzenine direnecekSarayı uğruna ülkenin kan gölüne dönmesi için çabalayanları affetmeyecektir. Gençliğin birliği ve haklı mücadelesi mutlaka kazanacaktır”