izinsiz

Hak talep etme yöntemlerinin tümünü, mücadele biçimlerini kriminalize ederek saldırı gerekçesi yapan AKP iktidarı, toplumsal muhalefeti etkisizleştirmek için her yola başvuruyor. Bugün tam olarak teslim alma ve ehlileştirme operasyonu söz konusu. İktidar “Nerede ne yapacağınıza ben karar veririm, hak talep edilmez, alınmaz da, olsa olsa ben veririm” diyerek, canlı bomba tehditleriyle can derdine düşmüş halkı soldan yalıtma, muhalefeti tasfiye etme yönelimine girmiş durumda.

AKP bütün kazanılmış mevzilerimize saldırıyor.

Üniversitelerimize çeteleri yerleştiriyor, muhalif akademisyenleri tasfiye ediyor, ülkenin dört tarafına cihatçı kampları kuruyor. Özel İstihdam Büroları’yla kölelik koşulları dayatıyor, ABD ile beslediği çetelerle her gün Ortadoğu halklarının canına kast ediyor…

AKP iktidarının saldırılarını boşa çıkarmak için bastığımız her yeri, tüm mevzilerimizi, tek bir adım geri düşmeden savunmak durumundayız. Vaktinde Rosa Luksemburg “Hareket etmeyen zincirlerini fark edemez” demişti. Bugün de zincirlerimizi fark edemeyeceğimiz bir hareketsizlik hali toplumsal tutsaklığı büyütür, kalıcılaştırır. Bu nedenle biz, 1 Mayıs’ta kolaya kaçmayacağız.

Geçtiğimiz 1 Mayıs’tan bu yana kitle katliamları, iş cinayetleri, kadın cinayetleri, canlı bombalar, yandaş rektörler, tecavüzler ve faşist saldırılarla dolu bir yıl geçirdik. 1 yıl içinde acı üstüne acı yaşadık. Tüm bu olumsuz gidişe rağmen bizler umutsuz değiliz. Çünkü baskı ve zulmün olduğu her yerde mutlaka direnenler de olacaktır. İnsanların katledildiği, emekçilere kölelik koşullarının dayatıldığı , ülke topraklarının cihatçılara üs yapıldığı, örgütlenme hakkının yok sayıldığı koşullarda direnmek bir hak olmaktan öte, insani bir sorumluluktur.

Gençliğin Devrimci Örgütü olarak 1 Mayıs’ta Taksim’deyiz!

İşçi sınıfının mücadele deneyimleri, bazı özel günlere adını vermiştir. Ödenen ağır bedeller ve yaratılan değerler emekçiler için yeni mevzileri kazanma sebebi olmuş ve böylesi özel günler de özel çabaları gerekli kılmıştır. İşçi sınıfının tarihinde en özel yere sahip olanı ise kuşkusuz 1 Mayıs’tır.

Ülkemizin ve halklarımızın geleceğini emperyalistlerin, faşistlerin, gericilerin eline bırakmayacağız. İşledikleri suçları tekrar tekrar suratlarına vuracak, peşlerini bırakmayacağız!

Bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm mücadelesini 1 Mayıs alanında bayraklaştıracak, kapitalizmin kaderimiz olmadığını haykıracağız!

Üniversiteleri çeteleri teslim etmeyecek, iktidarın savaş açtığı hocalarımızı yalnız bırakmayacağız.

AKP’nin beslediği çetelere, karanlığa ve gericiliğe karşı duracak emekçi halklarımız için laikliği kazanacağız.

Polisler, AKP’liler, gericiler, faşistler 2016 1 Mayıs’ına hazır olsun: Demokratik ülke, demokratik üniversite için yola çıktık!

İzinsiz geliyoruz…

Devrimci Yol’da Devrimci Gençlik

27 Nisan 2016