Yayımlanan 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile pek çok üniversitede 115 barış akademisyeni görevlerinden ihraç edildi. Pek çok üniversitede, bilimsel üretimin önde gelen akademisyenleri AKP’nin “KHK kıyımı” ile akademiden uzaklaştırıldı. Ankara Üniversitesi de bu süreçte en çok hedef alınan üniversitelerden biri oldu.

Daha önce yayımlanan KHK’lar eliyle pek çok akademisyeni ihraç edilen Ankara Üniversitesi’nde, yayımlanan son KHK ile bölümler çalışamaz hale getirildi. Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü fiili olarak kapatıldı; birçok konferans ve tez hocasız kaldı.

Yayımlanan diğer KHK’larda olduğu gibi, 686 sayılı KHK da yalnızca teker teker akademisyenleri değil; akademinin ve değerlerinin tamamını hedef almıştır.

Bu kapsamda, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde ihraç edilen akademisyenlerin, henüz ihraç edilmemiş ancak çalışma arkadaşlarına sahip çıkan akademisyenlerin, öğrencilerin ve mezunların bir araya geleceği #BüyükBuluşma etkinliği gerçekleştirilmek istendi. Ancak sabahın erken saatlerinden itibaren Cebeci’de büyük bir polis ablukası yaşandı. Kampüse girmek isteyen akademisyenler tartaklanarak gözaltına alındı, okula TOMA’lar girdi, bölüm katlarında gözaltılar yapıldı. Hocaların okul kapısı önüne serdiği cübbeler, çevik kuvvet polisi postallarıyla ezildi.

12 Eylül’de Cebeci’ye girmeye çalışan panzerin akıllara kazınan görüntüsü, bugün akademisyen cübbelerini postallarıyla ezen çevik kuvvetle bütünleşmiştir. Cebeci, dün olduğu gibi bugün de direnmiş; “Hayır Gitmiyoruz” diyerek OHAL’e, 12 Eylül’ü aratmayan ihraçlara ve başkanlığa “hayır” diyeceğini bir kez daha göstermiştir.

Tarih, bilim yuvalarına girmeye çalışan panzerleri nasıl yazdıysa; cübbeler üzerinde gezinen çevik kuvvet postallarını da yazacaktır. Tarih, akademiye, üniversitelere, özgür bilime direnenleri nasıl yazdıysa; Cebeci’ye, ihraç edilen akademisyenlere sahip çıkanları da yazacaktır.

10 Şubat 2017

Devrimci Yol’da Devrimci Gençlik