Burak-Şentürk

269 gün… Dile kolay… Resimlerinde uçurtma ve birçok çocukluk anısı… Berkin Elvan’ın 269 günlük uykusu bir sabah son buldu. İçeceği bir bardak su, yiyeceği bir dilim ekmek. Berkin artık yaşamıyor! Küçücük bir kalp, zalimlerin milyonlarını koruyan azılı katiller tarafından başına gaz fişeği hedeflendiğinde 269 gün sonra öleceğini bilmiyordu.

Berkin hepimizin kardeşi, oğlu, abisi olmuştu. Ah, bir uyansa dedik neler yaparız. Sonuçta büyük bir insanlık, ailesiydik. Umut hiç bitmez. Umut hiç bitmedi. Tarihte umut silinmedi. Ama bir sabah umut bir devlet hastanesinin yoğun bakımında öldü. Minicik bir kalbin son çarpıntısıydı belki de hayata. Son nefesi pisliğinde boğulan dünyaya…

“Uyan kara kaşlım” dedik, “güler yüzlüm, güzel huylum”. Berkin bizi duydu belki de ama uyanamadı. Onu tanımadan öyle sevmiştik ki kardeşimizdi artık. Dünyadaki bütün ekmekler, onun olsun. Fakat artık sabahları hiçbir çocuk ekmeği rahatça alamayacak. Çünkü bu ülkede ekmek almaya gitmek dahi suçun ötesinde infaz edilmesi gereken durumdur. Berkin, bu caniler milyon dolarlarını; o pislik iktidarlarını korusunlar diye öldürüldü. Ama derler ya alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste…

Berkin’nin öldüğü sabah İstanbul’a yağmur yağıyordu. Hava çok soğuktu. İnsanlık ise direniyordu sokaklarda. Berkin Elvan sonsuzluk uykusuna çekilmiş. Bir iktidarın battığı yer aynı zamanda Berkin’in uyumuş olduğu yoğun bakım salonuydu. İnsanlar ölür fakat çocukların ölümü daha ağırdır. Dünyada çekilecek bir nefes fazladan hakları hep vardır. Ama Berkin’in umutları tetiğe giden ve basan bir parmağın bir saniyesinde çalındı. Tarihe not düşülmesin bu, koca koca puntolarla yazılsın: “Devlet çocuk katilidir! Ellerinde artık bir çocuğun kanı vardır ve ezilenler bunu asla unutmaz.”

Berkin keşke bir kere de olsa uyanabilseydi, annesini babasını görüp öyle uyusaydı tekrar. Ama uyanamadı. Biz acımızı tâ içimize gömeceğiz belki. En ulaşılmaz yerde olacak. Fakat bu acı sokaklara taştığı gün namlularını hayata doğrultmuş iktidar anaların bir damla gözyaşında boğulup gidecektir.

Berkin’e son sözümüz o çok güzel bir çocuktu. Hiç tanımadık başını okşamadık. Ama gülümsemeyi iyi bilen bir çocuktu. Devlet tarafından öldürüldüğünde 15 yaşındaydı. Onu direnişinden sevdik biz. Şimdi Berkin yok. Bir daha Berkin olmayacak. Bu sabah yağan yağmurun soğuğunda bu ülkeyi çocukların ölmediği bir yer yapamadığımız için biraz buruk ama gülümseyerek bakıyor.

Seni unutmayacağız, unutturmayacağız. Bir sabah, soğuk, yağmurlu havada bir devlet hastanesi yoğun bakımında devlet tarafından öldürüldüğünü unutturmayacağız kardeşim! Şimdi sen huzurla uyuyabilirsin…