15 Temmuz darbe girişiminin ardından AKP kendi sivil darbesini yaparak fiili başkanlık sistemi uygulamalarını hayata geçirdi. Darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL ile birlikte; kendilerinin besleyip büyüttüğü, “Ne istedilerse verdik” dedikleri Gülen Cemaati’ne yönelik operasyonlar ve kamu kurumlarındaki muhalifleri de kapsayan tasfiyeler hızlandırıldı. Birçok kamu kurumunun yapısı değiştirilerek adeta AKP’nin yürütme organları haline getirildi.

Bir dönem “Beraber yürüdük biz bu yollarda” diye şarkılar yazılan Gülen Cemaati’nin üyelerine yönelik operasyonlar tüm hızıyla sürerken diğer cemaatlere göz kırpan AKP, özellikle kamudaki muhalif, solcu, devrimci kadrolara yönelik saldırılarını arttırıyor. Bu saldırıların son adımı ise dün atıldı. Gece yarısı yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile üniversitelerde toplam 2346 öğretim görevlisi ihraç edildi.

Mart ayında “Bu suça ortak olmayacağız” metnine imza atan akademisyenlere açıktan savaş ilan eden AKP, kendisine 12 Eylül faşizminden miras kalan YÖK aracılığıyla, her fırsatta üniversiteye saldırırken, şimdi de OHAL uygulamalarıyla 12 Eylül’ü yaşatmaya ve derinleştirmeye devam ediyor.

Gülen Cemaati üyesi oldukları iddiasıyla ihraç edilen akademisyenler içinde Eğitim Sen üyesi ve Barış için Akademisyenler İnisiyatifi’nin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenler de bulunuyor. Cemaat operasyonları kapsamında gözaltına alınan ve “Üniversite yıllarımdan beri ateist ve Marksistim, benden nasıl Fethullahçı çıkaracaklar, merak ediyorum” diyen Candan Badem örneğinde tanık olduğumuz gibi AKP’nin “temizlik operasyonları” adı altında yürüttüğü operasyonlar cemaatle sınırlı kalmıyor. Saldırılar, kendisine muhalif tüm kesimleri hedef alıyor.

Yaşanan saldırının akademisyenlerle sınırlı kalmayacağı, yeni dönemin başlamasıyla beraber devrimci, demokrat üniversite öğrencilerine ve gençlik örgütlerine de yöneleceği açıktır. Bu saldırı ve manipülasyon dalgasına karşı durmak üniversitelerde mücadele yürüten bütün öznelerin önünde görev olarak durmaktadır.

Gençliğin Devrimci Örgütü olarak AKP’nin cemaat operasyonu yalanıyla üniversitelerde yürüttüğü cadı avına sessiz kalmayacağız. Faşist baskı yasaları bizi bugüne kadar yıldıramadı, bundan sonra da yıldıramayacak.

Üniversitenin tüm bileşenleriyle demokratik ülke, demokratik üniversite mücadelemizi yükselteceğiz!

Devrimci Yol’da Devrimci Gençlik

2 Eylül 2016